Sevmek İçin Bir Devrim: Patch Adams

“Yaşam eve dönmekten ibarettir. İç huzuru olmayan herkes eve dönmenin bir yolunu arar.” 

Evin duvarları olması gerekmez, ev dört duvardan başka her şeydir ve asıl önemli olan evdeymiş gibi hissetmektir. Kimi zaman bir koku, bir insan, bir ses bize evdeymiş gibi hissettirir. Ev sandığı yerde evdeymiş gibi hissetmiyorsa insan başıboş oradan oraya savrulmaya başlar. İşte bu film, evini kaybetmiş Patch Adams’ın onu bulma umuduyla yaptığı yolculuğu anlatıyor. Kendinden yola çıkıp tüm dünyayı nasıl kucakladığının hikayesi bu.

“Acıyı hissetmek, onu çekmek çok ağır. Ve sadece acı duyarak yaşamak insanın enerjisini alır. O yüzden ben acıya odaklanmıyor, oturup hiçbir şey için de kimseye yalvarmıyorum. Acı bir uyarıcı olmalı. Harekete geçmek için bir uyarıcı.”

Acıyı bir zamanlar ne şiddetli hissettiğine bakın! Gerçekten hissetmiş biri bunları söyleyebilir çünkü. Böylelikle acıyı tetikleyici bir güç olarak görmeye başlıyor ve boyun eğmek yerine savaşıyor. Tehdit altında hissetmek yerine, kendini mücadele etmeye adıyor.

Gelelim filmdeki bazı sembollere. En belirgin olanıyla, palyaço figürüyle başlayalım. Patch Adams yaptığı bir röportajda şunları söylüyor: Hastanede palyaçoluk yapmak başımdaki şu bir tel saç gibi. Benim fikrim piyasa kapitalizmini bitirmekti. Fikir şuydu, Neden hastanede palyaço olsun? Çünkü hastaneler berbat yerlerdir. Kimse hastanede olmak istemez. Doktor kaba ve kibirlidir. Hemşireye ve geri kalan herkese kötü davranır. İşte bu noktada, filmde anlatılan Adams’ın gerçek Adams’tan biraz farklı olduğunu görüyoruz. Gerçek Patch Adams sadece sağlık alanındaki hiyerarşiye değil, tüm dünyadaki hiyerarşiye karşı. Ve buna olan tepkisini gösterme yollarından yalnızca biri palyaço kılığına girmek. Sadece komik bir doktor değil anlayacağınız. Düşünceli, kafa tutan, eleştiren ve bunları değiştirmek adına da çalışan ve çalışan biri. Palyaço olmaksa yüzlerce saçın arasındaki bir tel sadece… Filmi bu anlamda kendisi de eleştiriyor. Çünkü film sektörü de bu sistem üzerinden işliyor. Yegane amaç daha çok bilet satmak. Oysa Adams’ın amacı sevgi devrimi yapmak.

Filmdeki bir diğer sembol ise uçurumun kenarında, Adams’ın sol tarafına konan kelebek. Patch adams, Carin’i kaybettikten sonra (Gerçekte kaybettiği arkadaşı bir kadın değil bir erkektir. Filmin daha çok izlenmesi için kurgu senaryoya bu şekilde ilave edilmiştir.) kurduğu ücretsiz hastaneden eşyalarını toplayıp bir uçurum kenarına gider. Çok sevdiği arkadaşı ölmüştür. Suçluluk duygusu ve sevdiği birini kaybetmenin iç yakıcı hissiyle uçuruma yaklaşır. Bu kez tanrıya söyleyecekleri vardır: Şimdi n’olacak? Benden ne istiyorsun? Bana cevap ver lütfen. Bana ne yaptığını söyle. Pekala hadi mantık yürütelim. İnsanı yaratıyorsun. İnsan inanılmaz derecede acılar çekiyor. İnsanlar ölüyor. Belki insanı yaratmadan önce daha çok plan yapmalısın -tam o sırada bir kelebek Adams’ın önce çantasına, sonra göğsünün sol tarafına konar.- Bir zamanlar kelebek olup uçmak isteyen o arkadaşının hayaletiymişçesine.

Adams’ın filmde savunduğu bir diğer fikir ise, doktorluğun sadece ölümü engellemek değil, aynı zamanda hastanın hayat kalitesini yükseltmek olduğu. Bu da ancak hastada bırakılacak küçük bir tebessüm, belki şefkatli bir dokunuşla mümkün. Peki tıbbın buna yaklaşımı nedir? Mutlu hissetmek hayat kalitemizi ölçülebilir düzeyde arttırır mı?

Gülmenin Tıptaki Yeri Nedir? | Sıla Işık

Hazırlayan: Sıla Işık

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir